Another great RocketTheme Joomla Template brought to you by the RocketTheme Joomla Template Club.

"Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir. "

Ana Menü

Aydıncık (Gilindire )
Aydıncık (Gilindire )
Coğrafya
Tarih
Yöremiz Bitkileri
Tarihi Eserler
Mağaralar

Üye Girişi

Giriş yapmamışsınız.

Sitede Olanlar

Yok

Yeni Kullanıcılar


nuh  offline

Abdullah  offline

sezai  offline
Anasayfa
ANAMURANAMUR

Sümbül Gölü (Mustafa B. Yalçıner)

Sümbül Gölü

Mustafa B. Yalçıner’in yeni öykü kitabı “Sümbül Gölü” okurlarıyla buluşuyor.Etik Yayınları tarafından basılan, 25 öykü ve 152 sayfadan oluşan kitabın kapak yazısında Öykücü Osman Şahin şöyle diyor: “…Yaşayan, soluk alıp veren, canlı, güçlü bir doğa, gözlem ve ayrıntı gücü gözlerden kaçmıyor. Çabuk okunan, anlık duyguların ırmağı içinde sözcükler akıp gidiyor. Otlar, ağaçlar, çiçekler, atlar, masalımsı öğeler, okuru hiç sıkmadan öyküler içinde yer buluyor. Okunmalı.” Yayın Yılı: Eylül 2009  İthal Kâğıt 152 sayfa 13,5x19,5 cm Karton Kapak ISBN: 9758565580  Dili: TÜRKÇE  Fiyatı : 7 TL Mersin'de KİTAPSAN,Aydıncık'ta kırtasiyelerde Ayrıca internet aracılığla da satılmaktadır. 

 

Toroslar'da Yaşam Erken Başlar.

   Bu öyküler, “kısa öykü” dedikleri ( ben, pek tutmuyorum bu terimi) türden oldukları için, Mustafa B.Yalçıner, Balzac ve Flaubert gibi, kişilerinin içsel ve anlıksal durumlarını, öyle derinliğine işlemiyor. Yalnız, o birikime sahip olduğunu gösteriyor. Mustafa, toplumsal çevreyi, kişilerin yaşadıkları doğayı, onların kişisel yaşam olgularını, anlıksal yansımalarının arkasındaki kurnazlıkları, ekinsel yozluklarını, özellikle yansıtmış. “Poyrazın Getirdiği Çocuk”’taki Hızır’ın gelişmiş insancıllığı, temizliği, “Binmesine Oynayacağız”daki çocukla Güllü’nün birbirlerinden sakladıkları cinsel istekleri, “Bedelen”deki İbil’in yozluğu, “Hayıt Tohumları”ndaki Apıl’ın sığlığı ve tutkusu, savlarımızın kanıtıdır. Bu kısa öykülerde, kişilerin davranışlarını biçimleyen ve yönlendiren gelişme süreci anlatılmıyor, ama kişilerin tutumları, o süreçleri sezdiriyor bize. Doğrusu, kısa öyküde, o süreçleri yansıtmak çok da kolay değil. Hatta, gereksizlikleri de savunulabilir. Kısa öyküde, bu süreçleri sezdirmek, bir başarıdır. Kuşkusuz, Dostoyevsky gibi yazarlar, bir öyküde de, kişilerin davranışlarını (özellikle başkişinin davranışlarını) ve tutumunu hazırlayan süreçleri yansıtmışlardır, ama her öykücünün, aynı ustalıkla “ruhsallaştırma” yapmasını bekleyemeyiz. Belki de Mustafa B. Yalçıner, bu süreçlerin yansıtılmasını, kısa öykü tekniğine aykırı bulmuştur. Mustafa daha yalın bir yöntem kullanıyor: Yaşanmış bir durumdan ya da verili bir izlenimden (Yayla Yolunda), dolaylı olarak doğmuş bir duygu, anıların ve kurguda egemen olan çağrışım gücünün etkisiyle, başka bir duyguya geçiyor, yeniden baştaki çıkış noktasına dönüyor. Ruhsallaştırma, duygunun diyalektiğine saygı duyularak yapılıyor. Zaten, tüm öykülerine bir betimlemeyle başlıyor. Uzamı ya da kişiyi ilk kavratıyor bize…                                                                                                              VECİHİ TİMUROĞLU

GERÇEMEK TAŞELİ YÖRESİ KÜLTÜR VE DÜŞÜN DERGİSİ

 GERÇEMEK TAŞELİ YÖRESİ KÜLTÜR VE DÜŞÜN DERGİSİ

http://www.gercemek.blogspot.com/

İki Ayda Bir Yayınlanır.
Yönetim Yeri:
Merkez mahallesi
Çakmakoğlu Caddesi No: 40/2
33840 Aydıncık/ MERSİN
Telefon:
(0324) 8412836

Reklam

BAZI ATASÖZLERİ PDF Yazdır e-Posta
Yazan Mustafa   
Salı, 17 Mart 2009

1-  Erim er olsun, yerim çalı dibi olsun.

2- Ağaca çıkan geçinin dala bakan oğlağı olur.

3- Gız anadan, ekmek bezeden.

4- Eli hamır ovalar, gözü gırıg govalar.

5- Elinin hamırı ile erkek işine garışma.

6- Ayranım eşgi diyen olmaz.

7- Ayranı yok içmeye, atla gider sıçmaya.

8- Uzaktan alma düveyi, çeker gider boğayı.

9- Öğünen öküz tarlayı boklar.

10-Tosbâ gabığından çıkmış, gabığını beğenmemiş.

11-Yavız hırsız ev sabını bastırır.

12-Sen dostunu eyi seç, anan nasıl olsa düşmanını doğurur.

13-Denize düşen, ilana sarılır.

14-Semerin fiyatı, eşeğinkini geçti.

15-Atın parasını veren, nalının parasından gaçmaz.

16-El elin eşeğini türkü çığırarak ararmış.

17-Semeriyle sekseni buldu.

18-Göğden palan yâsa, gusgunu boynuma geçmez.

19-Tat gızın dilinden anası anlar.

20-Gosgocaman deveyi yedin de gulağına mı pis diyorsun?

21-Bahçene erik, kapına Yörük dıkma.

22-Erikten maşa, Yörük’ten paşa olmaz.

23-Yörük ne bilir bayramı, lak lak içer ayranı.

24-Sürü ters dönünce, topal geçi başa geçer.

25-Gıçını güccük daşla silme, eline bok bulaşır.

26-Öküze boynuzu yük değildir.

27-Erkek eşek sıpasıyla gezmez.

28-Koca gurdun gısmeti ayağına gelirmiş.

29-Kurt gocayınca, eşşeğin maskarası olurmuş.

30-Çobanın gönlü olursa tekeden teleme çıkarır.

31-Diğreni yeyen sıpa, bir daha gelmez sapa.

32-Kurt yediği yeri yedi kere dolanır.

33-Asıl azmaz bal kokmaz; kokarsa yağ kokar aslı ayrandır.

34- Gatıranı gaynatsan olur mu şeker, cinsini si.. cinsine çeker.

35- Kelete enik, sürüye kurt getirir.

36- Dağdan inmiş Yörük, ne erik bilir, ne koruk.

37- Eşeği düğüne çağırmışlar; “Ya odun lazımdır ya da su,” demiş.  

38- Keçiye rakı içirmişler, "Bana kurdun evini gösterin" demiş.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 30 Mayıs 2009 )
 
Sonraki >
Tasarım : BDR İçerik : Mustafa B. Yalçıner